1
83

Milenyumun 17 yılında neler yaşadık?

Bir çoğumuz milenyumun kıyameti getireceğini, insanlığın sonunun 31 aralığın 1 ocağa bağladığı gecede son bulacağını söyledi, daha beter olaylar, sevinçten ağladığımız olaylar yaşadık derken Milenyumun 18. yıl dönümünde sizlere hatılatmak istediğim bazı şeyler var. Bunların bazıları uzaklara dalıp tebessüm ettirecek, bazıları ise garip bir hüzün yaşatacak.

Hazır olun, milenyum dan sonra neler yaşadık göz atalım

  •  Hayata Dönüş Operasyonu (2000)

2000 yılının son aylarında gerçekleşen bu üzücü olay, insanların hala zihnindeki yeri koruyor. Sabaha karşı güvenlik kuvvetleri ölüm oruçlarının sürdüğü cezaevlerinde operasyon başlattı. “Hayata Dönüş” adı verilen operasyonda ikisi asker 29’u tutuklu ve hükümlü öldü. Kimisine  göre devletin oteritesi gereği kimilerine göre ise devletin orantısız gücü olarak algılandı.

  •  Yazar kasa eylemi (2001)

Bülent  Ecevit’e karşı yapılan bu eylem o zaman öfke, üzüntü, telaş gibi duygular barındırıyordu. Çünkü dolar 1.60, ve  yükselmeye devam ediyordu. Esnaflar zor durumda olduklarını dile getiriyordu, kimisi kepenk kapatıyor kimi ise baş bakana yazar kasa atıyordu. Döviz kurlarında yaşanan uzaya kadar varan yükseliş akıllara her geliğinde bir kısmımızın aklında canlanıyor, buruk bir tebessüm yaratıyor (!)

  •  Dünya 3.lüğü (2002)

Milli takımın en büyük başarılardan biriydi 2002 dünya kupası, efsane kadrosu ve Şenol Hoca’nın mükemmel oyun planı ile ülkeye istenirse nelerin başara bileceğimizi kanıtlamıştı. Okullarda Devlet dairelerinde televizyonun ve radyonun girebildiği, çalışa bildiği her  ortamda herkes tarafından büyük coşku ve sevinçle izlettilirdi, izlenirdi. Tabi daha sonra Milli takımda bu gibi sevinç verici olaylar yaşana dursun, son zamanlarda uluslar arası kupalara katılamıyoruz maalesef… Önümüzdeki maçlara bakıcaz…

  • Eurovision Şarkı Yarışması (2003)

Türkiye, Letonya’nın başkenti Riga’da yapılan 48’inci Eurovision Şarkı Yarışması’nda Sertab Erener’in seslendirdiği ‘Every Way That I Can’ adlı parçayla birinci oldu. Ülke olarak sanat ve spor dallarında herkesin içinden geçtiğimiz yıllardı  buz zamanlar, akılllara geldikçe ufka bayrakları astılır insana 🙂

  • YTL (2004)

TL’den altı sıfır atacak yasa tasarısı TBMM’ye sunuldu. Yeni Türk Lirası olarak kullanıma başlanacak para birimi, daha sonrasında tekrar düzenleme ile Türk Lirası ismiyle kullanımına devam etti. Baya bir süre “Milyon değil be cahil, lira lira” diye saçma sapan gerilimle de yaşanmıştı. Gerçi yaşça ileri kişiler hala aynı ama önemli olan niyetlerin aynı yönde olması, ne  fark eder, milyon, milyar, tl, lira? Kalpler bir olsun (y)

  •  Senarist Safa Önal, Guinness Rekoru (2005)

O yıllarda da pek az kimsenin ilgisini çeken bir olay gerçekleşmişti. Senarist Safa  Önal filme çekilmiş 395 senaryosuyla Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. Sene oldu 2018, bu rekoru egale etmişlerdir illaki ancak Türk Sinema sektörü için önemli bir olaylardan birisidir.

  •  Türk ve Yunan Uçakları Ege Üzerinde Çarpıştı (2006)

Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreterliği’nden yapılan yazılı açıklamada, Ege Denizi’nde çarpışarak düşen Türk ve Yunan F-16’larının ‘it dalaşı’ yapmadıkları belirtilerek, herhangi bir manevra yapmadan rutin görevine devam eden Türk F-16’sına, hızla yaklaşan bir Yunan F-16’sının arka alt kısımdan çarptığı kaydedildi. Daha sonra bu olayı Yunan makamları da doğruladı. (Olay ile ilgili haber içerikleri için buraya tıklayın)

  • Türkiye ve Ermeni Diasporası’nın Acı Kaybı: Hrant Dink (2007)

Hrant Dink, Türkiye Ermenisi gazeteci. 19 Ocak 2007 tarihinde saat 15:00 sıralarında, genel yayın yönetmeni olduğu Agos gazetesinin Şişli Halaskârgazi Caddesi üzerindeki binası önünde uğradığı silahlı saldırı neticesinde hayatını kaybetti. Hrant Dink suikasti failleri yakalandı ancak, suikaste azmettirenler hala tartışma  konusu. Kendisi Ermeni-Türk kavgasından nefret ettiğini, dünya üzerinde hiç bir milletin, bir diğerinden üstün olmadığını dile getirmişti. Ondan bir söz ile son vereyim; “Evet, bu topraklarda gözümüz var.. Çünkü kökümüz bu topraklarda.. Ama merak etmeyin, alıp gitmek için değil, gelip dibine girmek için…”

  • Euro 2008 ( 😉 )

Fifa 2002 gibi bu uluslar arası avrupa turnuvasında yine boy gösteren, yine efsane kadrosu ile çeyrek finale kadar çıkarak büyük başarılar elde eden Türkiye A Milli Takımı, heyecanlı ve bir o kadar da mutlu bir kaç hafta yaşattı bizlere.

  • Davos Krizi (2009)

Panelde gerek moderatöre “one minute” çıkışı, gerek İsrail devlet başkanına dillere destan ayar verişi sonrası, Recep Tayyib Erdoğan ” Bir daha Davos’a geleceğimi sanmıyorum” diyerek paneli terk etmişti. Bu olay kimileri tarafından sevinçle, kimileri tarafından gereksiz şov olarak algılandı. Politika da olur böyle şeyler, diyerek ilgisini dahi çekmeyen kişilerin varlığıda hatrı sayılır.

  •  Emek ve Dayanışma Günü (2010)

Türkiye ve Dünya için Emekçilerimizin hakkı büyüktür hiç şüphesiz, ama Emeçilerimizin haklarını savundukları, kendilerini 1gün bile olsa özgürce önemli hissettikleri, gülüp eğlendikleri bir bayramları vardı… Ki o malum kutlamaların 1 mayıs coşkusuna görge düşürdüğü, üzücü ve akıllarda kalıcı katliama kadar… O zamandan sonra 1 mayıs hep bir sorun, hep bir gergimmlik ortamınında kutlandı. Takvimler mayıs 2010 göterdiği yıl, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, 32 yıl aradan sonra ilk kez izinli olarak Taksim Meydanı’nda kutlandı.

  •  Türkiye ile Rusya (2011)

Türkiye ile Rusya arasında vizeler kaldırıldı. Bu vize serbestisi 3 ay ile sınırlandırırdı, yani o tarihte 3 aylık bir Rusya gezisi (artık nasıl bir geziyse, 3 ay sürüyor) yapma imkanınız vardı. Aynı şekilde Rus halkının Türkiye’ye gelip yerinde 3 ay inceleme imkanı oluyordu. Şu sıralar iki ülke arası biraz açıldı, ama ilerleyen zamanlarda eskisi gibi iyi ilişkilerde bulunma sinyalleri her fırsatta veriliyor. (Yok ya valla doğal güzellik için gidiyoduk) yersen… 😀

  •  İlk Yüz Nakli (2012)

Türkiye’de ilk kez yüz nakli operasyonu yapıldı, kaza sonucu yüzlerinde deforme olan insanlarımız için bir umut ışı olmuştu, yüz nakli için pek çok insan sıraya girmiş, bu yüz nakillerinin ardı gelmeye devam etmişti. Son olarak da  dünyada ilk kez bir hastaya aynı operasyonda iki kol ve bir bacak nakledilmişti bu tarihte, bu gelişmeler ülkemiz doktorlarının nedenli geliştiklerinin bir kanıtıydı.

  • Gezi Parkı (2013)

Taksim Yayalaştırma Projesi kapsamında , Taksim Gezi Parkı’nda 5 ağaç yerinden söküldü. Durumu gören Taksim Dayanışma Bileşenleri Platformu üyeleri iş makinesinin önüne geçerek yıkımı durdurdu. Bu tarihten sonra yaşananlar haftalarca sürecek bir eylemin başlangıcıydı. Kitlesel bir halk hareketine dönüşmeye ve Türkiye’nin farklı illerinde de benzeri destek eylemleri geçekleşmeye başladı. Çok sayıda Can ve mal kaybı yaşandı, bunlardan biri Ali İsmail Korkmaz’dı… Neyse ki olaylar daha fazla büyümeden yatıştı. Bu olay kimileri için “hükumet kimsenin otağı değildir!” kimileri için “dış mihrakın piyonları”  Neyse, gönderme  var 😉

  • Soma Maden Faciası (2014)

Manisa’nın Soma İlçesi’ndeki kömür madeninde trafo patlaması nedeniyle yangın çıktı. 301 kişi hayatını kaybetti. Bu olaydan sonra Türkiye genelinde 3 günlük yas ilan edildi. Ülke tarihinde yaşanan en büyük facialardan birisi olarak tarihe geçti. Bir takım bilinçli kesim tarafından, her sene facianın yıl dönümünde “unutmadık” şeklinde sosyal medya paylaşımları yaptık, hemen sonrasın da “mocha” içmeye devam ettik…  Karanlık içinde yaşadınız, ışıklar içinde yatın…

  • Aziz Sancar (2015)

Nobel Kimya Ödülü’ne ABD vatandaşı olan Türk asıllı Aziz Sancar layık görürdü. Kendisi bir takım bilimsel çalışmaları yüzünden ödüle layık görürdü, ödülünü alıp anıt kabir’e siyaret etti ve Anıt Kabire armağan etti. Böyle de mütevazi ve Cumhuriyet insanı.

 

  • 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi (2016)

Yakın bir zamanda herkesin yaşadığı ve bir daha yaşanmaması için temenni ettiği üzücü bir olay yaşadık, 15 Temmuz Darbe girişimi. Olayın cereyan etmesinden pek fazla bir zaman geçmediği için detaya girmiyorum, çünkü hemen hemen herkes bizzat yaşayıp tecrübe etti. Darbe girişimi saatleri içerisinde ve darbenin bastırırmasına kadar geçen sürede; Kahramanca Can verenler (Örn: Ömer Halisdemir), Yaşamını yitiren sivil vatandaşlar, yaralı kurtulanlar ve sadece emir aldığı için linç edilen askelerimizde (Piyade, Er vs.) oldu… Bü yüzden bu olaydan ders çıkarttmamız, her türlü demokrasi düşmanlığına aynı kenetlenmeyle mücadele etmemiz gerektiğini anlamamız gerekiyor. Umarız bir daha böyle çirkin olaylar yaşanmaz.

  •           (2017)

Bir çoğumuz için belki de yaşadığı en zor ve kargaşa dolu bir seneydi 2017. Yeni yılın ilk dakikalarında Reina gece kulübüne saldırı, çeşitli spor dallarında gerçekleşen başarılar, dış politikada yaşanan krizler, üniversite sınavında yaşanan skandal … kah mutlu olduk, kah üzüntünün dibine vurduk. Ama sonunda 2017 yılına veda ettik, iyi kötü kaldı ondan arda kalan…

  • Temiz bir sayfa, Versiyon 2018

Yeni bir yıla girmiş bulunmaktayız. Herkesin tek temennisi “bundan sonra daha iyi bir hayat” yaşamak, Milenyumdan sonra garipleşen hayatın, teknolojinin gelişimi ve birden yükselişe geçmesi insanlığı mutlu etmeye yetmedi. Terörsüz, Barış içinde yaşayan, Din ve Irk ayrımı yapılmaksızın herkesin birbirini sevdiği, Dünya’nın ağzına sıçmaktan vaz geçmeye karar verdiğimiz yeni yıllarımızın olması dileğiyle… Sonuna kadar yaşayın, Hayatı (y)

Bu web sitesini her koşulda kullanmanız durumunda bazı şartlarımızı kabul etmiş sayılırsınız.

-Gizlilik ve kullanım şartları

-Çerez kullanımı

Neleri kabul ettiğiniz konusunda bilgi sahibi olmak için SİZ sayfamıza göz atmanız sizin için faydalı olabilir.

HOUSEMAFİA